Şu Anda Gerçekten Neye İhtiyacın Var?

 

 

Hayatta hepimizin ihtiyaçları var. Kiminin tatile, kiminin paraya, kiminin sağlığa, kiminin sevgiye… Bazılarımızın bu ihtiyaçları yeterli ölçüde karşılanırken, bazılarımız ihtiyaçların karşılanması konusunda eksik kalıyor ya da ihtiyaç gereğinden fazla karşılanıyor.

Peki, problem nerede ortaya çıkıyor?

ihtiyaçlar - maslowAmerikalı psikoloji profesörü Abraham Maslow, insanoğlunun ihtiyaçlarını beş ana grupta toplamış. Bu gruplandırmada en temel ihtiyaçların fizyolojik ihtiyaçlar olduğunu belirtmiştir. Yemek, içmek, uyumak, dinlenmek, cinsellik, giyinmek gibi ihtiyaçlar, fizyolojik ihtiyaçlara giriyor. Bir üst basamakta güvenlik ihtiyacı yer alıyor. Burada güvenlikten kastedilen, kişinin hem fizyolojik hem de psikolojik olarak kendini güvende hissetmesi durumu; can güvenliği, mal güvenliği, aile güvenliği gibi. Üçüncü adımda yer alan ihtiyaç, aitlik ihtiyacı ya da ait olma ihtiyacı. Buna göre birey, bir gruba ait olmaya, kabul görmeye, sevilmeye, sevmeye, yardım etmeye ve yardım görmeye ihtiyaç duyuyor. Dördüncü basamak olan saygınlık/saygı ihtiyacı, saygı görmeyi, başarılı olmayı, takdir edilmeyi, fark edilmeyi, kendine saygı duymayı ve özgüveni içeriyor. İhtiyaçlar hiyerarşisinin en üst noktasında ise kendini gerçekleştirme ihtiyacı yer alıyor. İdeallerine ulaşmak, yeteneklerini sergilemek, yaratıcı olmak, kendini ifade edebilmek, bilgi sahibi olmak, anlamak, anlaşılmak, bu ihtiyaç grubunun içine giriyor.

Peki, gelelim “NEDEN ve NEREDE TAKILIYORUZ?” sorusunun cevabına.

Abraham Maslow’a göre, alt basamakta ya da bir başka deyişle temelde yer alan ihtiyaçları karşılanmayan birey, bir üst basamaktaki ihtiyaçlarının farkında olmaz ve bu ihtiyaçlarını karşılayamaz. Örneğin, aç-susuz bir insan öncelikle karnını doyurmaya çalışacaktır, sonrasında güvende olacağı bir barınak arayışına girecektir. Aynı kişi, başarılı olmayı, saygı görmeyi hedeflemeyecektir. Farklı bir örnek daha verelim; ailesiyle birlikte can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir ortamda yaşayan, yeme, içme, barınma gibi tüm fizyolojik ihtiyaçları da karşılanan bir birey düşünelim. Bu kişi ailesi ve çevresi tarafından dışlanırsa, hor görülürse, sevgi görmezse, ‘ait olma/aitlik ihtiyacını’ karşılayamamış olacaktır. Dolayısıyla, aitlik ihtiyacının bir üst basamağı olan ‘saygınlık ihtiyacını’ karşılamaya yönelik bir davranış sergilemeye çalışmayacaktır. Ya da tam tersi bir tavır sergileyerek, aşırı derecede çalışarak ve çaba sarf ederek kendini ‘en iyi’ olmaya adayacaktır. Belki işinde son derece başarılı bir konuma erişecek fakat ‘aitlik ihtiyacı’ karşılanmadığı için bu noktada takılıp kalacaktır. İşinde kazandığı başarılar bireyi tatmin etmeyecek, ne kadar mal-mülk ve/veya statü sahibi olursa olsun bu kişi mutlu olmayacaktır.

turtleHiçbirimizin hayatı dört dörtlük değil.

Az ya da çok, hepimizin problemleri var. Peki, asıl sorun ne? Nerede takılıp kalıyoruz? Neden takılıp kalıyoruz? İşte bu soruların cevapları Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisinde saklı. Kendimize sormamız gereken soru nerede ya da neden takılıyoruz sorusu olmamalı. Kendimize, “Şu anda neye/nelere ihtiyacım var?” sorusunu yöneltirsek, verdiğimiz cevaplar bize aslında nerede takılıp kaldığımızı söyleyecektir. “Hangi ihtiyacım karşılanmıyor?” sorusunun cevabı ise neden takılıp kaldığımız sorusunun cevabı olacaktır. Nelere ihtiyacımız olduğunu ve karşılanmamış olan ihtiyaçlarımızın neler olduğunu bilirsek, bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik kendimize bir yol belirleyebiliriz. Fakat burada önemli bir nokta var. Geçmişimizde karşılanmamış ihtiyacımıza odaklanmak, bizi çözüme değil, daha çok soruna götürecektir. Bu nedenle, odak noktamızı sürekli ‘şimdi, burada, şu anda’ya yöneltmeliyiz. Örneğin; “Çocukluğumda annemden biraz olsun sevgi görmeye ihtiyacım vardı, fakat o bunu hiç yapmadı.” Bu düşünce ve ihtiyaç keşfi bize problemin kaynağını söyleyebilir. Bu konuyla ilgili şu anki ihtiyaç ise şu olabilir; “Çocukluğumda annem bana sevgi göstermedi ve bu yüzden ona kızgınım. Benim, (şu anda) annemi affetmeye ihtiyacım var.” Bundan sonraki adım problemin çözümüne yönelik olmalı ve ‘annesini affetmek’ üzerinde durularak çalışmaya başlanmalıdır.

Gördüğünüz gibi, kendinize doğru soruları yöneltmek ve dürüst cevaplar vermek, sorununuzu ve çözüm yollarını keşfetmede çok önemli bir rol oynuyor. O halde hiç vakit kaybetmeyin ve düşünmeye başlayın, şu anda neye ihtiyacınız var?

Uzman Psikolog Sinem Taşyaran

Temmuz 2015, İstanbul



 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.